Burun Estetiği (Rinoplasti)

Estetik burun ameliyatı (Rhinoplasti) ülkemizde en sık yapılan estetik operasyonlar arasındadır. Burnumuz yüzümüzün orta noktasında olması ve insan yüzünün en çıkıntılı bölümü olmasından dolayı toplumda kişisel imajın oluşumunda (self image) oldukça büyük rol oynar. Burundaki en ufak değişiklik bile insanın yüz şeklini etkiler. Estetik burun ameliyatı planlanırken hastanın mevcut olan burnunun değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Yüz ile burnun orantılı olması en önemli şarttır. Burun ameliyatının bana göre üç safhası vardır. Birincisi ameliyat öncesi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ameliyat sonrası dönem. Niçin üç evreye ayırdığımı anlatayım:

8589130459197-beautiful-woman-face-wallpaper-hd kopyalaBurnun değerlendirilmesi muayene ile olmaktadır. Muayeneye dış görünüş ile başlanır, sonra havayolu değerlendirilmesi yapılır. En son olarak değişik açılardan fotoğraflar çekilerek analiz yapılır. Burnun dış görünümü değerlendirilirken en doğru yaklaşım öncelikle hastayı rahatsız eden, doktora getiren estetik kaygıların ne olduğu dinlenmeli, bu esnada yorum yapılmamalı, en son olarak estetik cerrah gözü ile hasta değerlendirildikten sonra doktorun konu ile ilgili fikirlerini beyan etmesi uygundur. Burnun dış görünümü değerlendirilirken burnun temel işlevi olan üst hava yollarının detaylı muayenesi gerekir. Basit olarak spekulum denen alet ile bakılarak kabaca fikir sahibi olunabilir. En doğrusu endoskop yardımı ile girip detaylı muayene etmektir. Bazen yardımcı tanı metodlarından Water’s sinüs grafisi, bilgisayarlı tomoğrafi de kullanılabilir.

Operasyon öncesi her hasta farklı açılardan fotoğraf çekilerek, doktor tarafından daha detaylı değerlendirilmesi çok faydalı olur. Ayrıca bilgisayar üzerinde işlemler yapılarak hastanın kendine yakışan burun şeklini belirlemesi sağlanır. Bu işlem ile doktor; hastanın ne tür bir talebi olduğunu anlayarak, hastasına ne ölçüde yardımcı olacağını belirler. Bu işlemler sadece hasta ile hekimin operasyon planlamasında yol göstericidir. Asla fotoğraflar üzerinde yapılan burun şekilleri bire bir yapılamaz. Bu nedenle bu uygulamanın yapılacağı hastayı seçmek çok önemlidir. Aksi takdirde sonuç hayal kırıklığı olabilir.Ameliyat öncesi safhada ayrıca doktor ile hasta arasında ameliyatın nasıl olacağı, anestezi şekli, olası komplikasyonlar, ameliyat ve iyileşmenin seyri, işbaşına kaç gün sonra dönüleceği, morlukların ne kadar süreceği, ödemin ne kadar devam ettiği gibi bir çok soru cevaplanmalıdır.

Tüm buraya kadar anlattığım olaylar ameliyatın ilk safhasını oluşturur. Çok önemli bir safhadır. Çünkü hasta doktoruna güven duyup duymayacağına, ameliyat olup olmayacağına bu dönemde karar verir. Buraya kadar olan bölümde olayın seyrini “HASTA” belirler. Bu safhadan sonra olayın tüm seyri “DOKTOR” un elindedir. Gerisi doktorun yeteneğine ve hastanın dokularının yara iyileşmesine vereceği cevaba bağlıdır.Gelelim ameliyatın ikinci aşaması olan, en kısa süren ve tüm olayın olup bittiği 1 -1.5 saatlik “AMELİYAT” aşamasına. Burun ameliyatı bana göre plastik cerrahinin en özel ameliyatı, en kapsamlı, belki de en zor ameliyatıdır. Çünkü burun temelde üç ayrı yapıda dokuyu barındırır. Kemik yapı, kıkırdak yapı ve yumuşak doku örtüsü (bu da 3 ayrı yapıdan oluşur: deri, kas dokusu ve burun içini döşeyen mukoza dediğimiz ağız içine benzeyen ıslak doku). Aslında hepsini sayarsak 5 ayrı doku. Tüm saydığım bu dokularla biz plastik cerrahlar burun ameliyatı esnasında ayrı ayrı haşır neşir oluruz. Yani kimisini keseriz, kimisini dikeriz, kimisinden parça çıkarırız ve en sonunda sanki bir heykeltıraş gibi burna son şeklini vererek alçıya alırız.

Operasyon öncesi her hasta farklı açılardan fotoğraf çekilerek, doktor tarafından daha detaylı değerlendirilmesi çok faydalı olur. Ayrıca bilgisayar üzerinde işlemler yapılarak hastanın kendine yakışan burun şeklini belirlemesi sağlanır. Bu işlem ile doktor; hastanın ne tür bir talebi olduğunu anlayarak, hastasına ne ölçüde yardımcı olacağını belirler. Bu işlemler sadece hasta ile hekimin operasyon planlamasında yol göstericidir. Asla fotoğraflar üzerinde yapılan burun şekilleri bire bir yapılamaz. Bu nedenle bu uygulamanın yapılacağı hastayı seçmek çok önemlidir. Aksi takdirde sonuç hayal kırıklığı olabilir.Ameliyat öncesi safhada ayrıca doktor ile hasta arasında ameliyatın nasıl olacağı, anestezi şekli, olası komplikasyonlar, ameliyat ve iyileşmenin seyri, işbaşına kaç gün sonra dönüleceği, morlukların ne kadar süreceği, ödemin ne kadar devam ettiği gibi bir çok soru cevaplanmalıdır.

Tüm buraya kadar anlattığım olaylar ameliyatın ilk safhasını oluşturur. Çok önemli bir safhadır. Çünkü hasta doktoruna güven duyup duymayacağına, ameliyat olup olmayacağına bu dönemde karar verir. Buraya kadar olan bölümde olayın seyrini “HASTA” belirler. Bu safhadan sonra olayın tüm seyri “DOKTOR” un elindedir. Gerisi doktorun yeteneğine ve hastanın dokularının yara iyileşmesine vereceği cevaba bağlıdır.Gelelim ameliyatın ikinci aşaması olan, en kısa süren ve tüm olayın olup bittiği 1 -1.5 saatlik “AMELİYAT” aşamasına. Burun ameliyatı bana göre plastik cerrahinin en özel ameliyatı, en kapsamlı, belki de en zor ameliyatıdır. Çünkü burun temelde üç ayrı yapıda dokuyu barındırır. Kemik yapı, kıkırdak yapı ve yumuşak doku örtüsü (bu da 3 ayrı yapıdan oluşur: deri, kas dokusu ve burun içini döşeyen mukoza dediğimiz ağız içine benzeyen ıslak doku). Aslında hepsini sayarsak 5 ayrı doku. Tüm saydığım bu dokularla biz plastik cerrahlar burun ameliyatı esnasında ayrı ayrı haşır neşir oluruz. Yani kimisini keseriz, kimisini dikeriz, kimisinden parça çıkarırız ve en sonunda sanki bir heykeltıraş gibi burna son şeklini vererek alçıya alırız.

Operasyon genel anestezi altında yapılmaktadır. Ortalama 1.5 saat sürmektedir. Ameliyat sonrasında 24-48 saat arasında küçük burun tamponları olmakta, 6-8 gün arasında alçı uygulanmaktadır. Operasyon sonrasında hastadan hastaya değişmekle birlikte göz altlarında morluklar ve şişlikler olabilmekte, bunlar 2-7 günde normale yakın görünüme kavuşmaktadır. Son yıllarda anestezideki gelişmelerle hastalarımızın ağrı hissetmeleri oldukça azaltılmış, ameliyatlar daha konforlu hale gelmiştir. Ameliyat öncesi 6 saat süre ile aç kalınması, ameliyat sonrası da 6 saat süre ile aç kalınması gerekmektedir. Bu sürede hastalarımız serumlar ile sıvı ve besin gereksinimleri karşılanmaktadır. Ameliyattan 6 saat sonra eve gidilebilir. Estetik burun operasyonu yapılan her hastanın öncelikle çok iyi nefes alması sağlanmalıdır. Bu amaçla “septoplasti” olarak adlandırılan havayollarına yönelik müdahale estetik operasyon esnasında yapılmaktadır.

Tüm bu olaylar en fazla doksan dakikalık bir futbol maçı süresinde olur ve biter, hasta uyanır ve yatağına alınır. İşte bundan sonrasında en önemli kısım başlamış olur. Aslında burun ameliyatının en önemli safhası yeni başlıyor. Ameliyat sonrası dönem, yani üçüncü safha, en uzun dönemdir. Yukarıda anlattığım dokuların yara iyileşmesine verecekleri cevap çok değişkendir. Yumuşak dokularda operasyon sonrası “ÖDEM” dediğimiz (artık hemen her hastanın bildiği bir kelimedir, kelime anlamı “şişlik” demektir) inflamatuar bir hadise cereyan eder. Bu doğal bir süreç olmakla birlikte kişisel değişikliklere çok rastlarız. Bazı hastalarımızda oldukça hızlı iner, bazılarında yaklaşık 8-9 aya kadar uzar. Bu nedenle bir burun, ameliyattan sonra ortalama 9 ay ile 1 yıl sonunda son şeklini alır. Bu dönem operasyonun en can sıkıcı evresi olabilir. Çünkü hastalar bu ameliyattan çıkar çıkmaz “ Aaaa ne kadar değişmissin, burnunuz ne kadar güzel olmuş… vs..” gibi laflar duymak isteyebilirler. Ancak operasyonun doğal seyrini hastalara operasyon öncesi açıklamak, bu beklentileri gerçekçi düzeylere çekmek son derece önemlidir.

Yukarıda anlattığım olaylar nedeni ile, yaptığımız bir operasyonun son halini görmemiz yaklaşık bir yıl almasından dolayı, bir yıl sonraki sonucun neye benzeyeceğini 1 yıl önce ameliyat masasında tahmin etmemiz gerektiğinden dolayı, ameliyat ettiğimiz organın yüzün tam ortasında olmasından dolayı, bu nedenle yapılacak en ufak hatanın tüm toplum tarafından fark edileceğinden dolayı bu ameliyat çok özeldir. Çok özen gerektirir, 6 yıllık plastik cerrahi uzmanlık eğitimindeki bilgi birikiminizi, uzmanlık sonrası hasta deneyimlerinizle yoğurup, içine kişisel el becerinizi ekleyip, üç boyutlu düşünce yetiniz ve akademik bilgi birikiminizi katıp, uygun cerrahi tekniği, uygun gününüzde, yorgun olmadığınız bir saatte, keyfinizin yerinde olduğu 2 saat içerisinde bu ameliyatı yapmalısınız.

Kısaca özetlersek: Burun ameliyatında çok ama çok fazla faktör sonucu etkiler. Bunlar hastaya ait faktörler (burun şekli, deri kalınlığı, iç taraftaki eğrilikler, ikinci hatta üçüncü kez ameliyat olması, yağlı deri özelliği, kemiğinin sert olması, ucunun geniş olması, kanatlarının geniş veya dar olması gibi), doktora ait faktörler (deneyim, beceri, zeka, hastayı anlama yetisi, değerlendirme yetisi, bilgi birikimi, teknik, ifade edebilme yeteneği vs.), önceden tahmin edilemeyen durumlar (ameliyat günü hastanın gününde olması, doktorun gününde olması gibi). Şunu unutmamak gerekir; bir hasta estetik cerraha çok büyük hayallerle gelebilir. Ancak biz cerrahların elinde sihirli bir değneğimiz olmadığını hastalarımıza anlatmamız gerekir. Süper bir burun şekli, meme şekli, yüz şekli yoktur. Keşke olsaydı, herkesi bir tane yapar mutlu olurduk. Ancak dünya nasıl bir şekil alırdı hiç düşündük mü? Her burun, kaş, ağız, yüz aynı… Hepsi güzel, ama sıkıcı bir dünya olurdu herhalde… Şunu anlatmaya çalışıyorum; dünyadaki güzelliği sağlayan şeyler çeşitliliktir. Ayrıca aynı kalıptaki bir burun farklı yüzlerde farklı durur. Bu nedenle kişide mevcut olan burun üzerinde bir takım değişiklikler yaparak, o insanın yüzüne uygun olabilecek bir burun planlamak en akılcı yaklaşım olacaktır. Uzun bir yüzde kısa bir burun ne kadar güzel olursa olsun emin olun kötü olur. Bu nedenle bir tek burun operasyonu için değil, tüm estetik müdahaleler planlanırken hastaya zaman ayırmak, ne istediğini anlamak, bizim neyi ne kadar değiştirebileceğimizi anlatmamız ve bunu hastamızın ne kadar anladığından emin olmamız şarttır. Aksi takdirde taraflardan birisinin mutsuzluğu söz konusu olabilir. Çünkü yanlış planlanan ve uygulanan bir estetik ameliyatı düzeltmek hem zaman kaybı, hem para kaybı, hem emek kaybı, hem de acı veren bir olaydır.

Burun Estetiğinde Sık Sorulan Sorular

Hayır. İşin kurallarına uygun yapıldığı bir rhinoplasti operasyonundan sonra burunda düşme gözlenmez.

Evet. Biz plastik cerrahlar estetik burun ameliyatında sadece burnun dış görünümünü değil, fonksiyonunu da düzeltmeye yönelik müdahaleler yaparız. Çünki iç taraftaki (septum dediğimiz burun ortasındaki kıkırdak yapının eğriliklerine “septum deviasyonu” deriz) eğrilikleri tam olarak düzeltmezsek burnun dış tarafındaki eğrilikleri tam olarak düzeltemeyiz. Ayrıca nefes alamayan ama güzel bir burun hiçbir işe yaramaz. Bu nedenle öncelik nefes almada olmalı, sonrasında estetik planlanmalıdır.

Eğer septum deviasyonuna bağlı bir nefes alma sıkıntınız var ise tamamen düzelir. Ancak nefes alamamada tek neden bu değildir. Bazen alerjik nedenlerle burun içindeki mukoza şişerek nefes alacağımız girişi daraltır ve nefes almada zorlanırız. İşte bu durumda ameliyat çözüm olamaz. Bu nedenle iyi bir anamnez (hastanın hikayesinin dinlenmesi) çok önemlidir. “Burunda olan kaşıntılar, mevsimsel nefes almada gözlenen değişiklikler, hayvanların yanında iken nefesinin daralması, soğuk havada olan daralma gibi hasta hikayeleri bize alerjik olayları düşündürmelidir. Bir takım deri testleri ile bu olay saptanır. Bu gibi durumlar burun ameliyatına engel değildir, ancak nefes almadaki alerjik sorunlar ameliyattan fayda görmezler.