Göğüs Büyütme

Memenin kadın hayatında çok önemli bir yeri vardır. Dişiliğin, anneliğin sembolü olan bu organ ergenlikle birlikte cinsel kimliğin tamamlanmasında vücut imajında önemli bir değişiklik sağlayarak yardım eder. İşte bu genç kızlığa geçiş döneminde gelişmesi beklenen meme bazı nedenlerle gelişimini tamamlayamaz ve sekonder seks karakterlerinden birisi eksik kalır. Meme gelişimi ailesel değişkenlikler gösterebilir. Bunun yanında hormonal nedenler, polikistik over sendromu gibi bir takım endokrinolojik nedenlerden etkilenebilir. Bazen her şey normal olsa da meme gelişiminde yetersizlik görülebilir, sebep bulunamaz. Meme yapısal olarak bir bez yapısı (süt bezleri) , yağ dokusu ve üzerinde deri örtüsünden oluşur. Çok büyük memesi olan bayanların bile meme bezleri sanıldığı kadar büyük değildir. Yani memenin büyük kısmını yağ dokusu oluşturur. Ancak daha küçük memesi olan bazı bayanların çok yoğun meme dokusu olabilir. Genellikle yağdan zengin bir dokudur.

meme-buyutme-sayfa3Memesi Gelişmemiş (Hipoplazik Meme) Bir Genç Kıza Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?
Öncelikle hastanın şikayetleri dinlenmeli, sonrasında detaylı bir muayene yapılarak hipoplazinin derecesi tespit edilmelidir. Meme büyütme operasyonu için onsekiz yaşına kadar beklenmesi uygun olur. Yaş ile ilgili bir sorun yoksa hastanın göğüs ölçüsü dikkatli bir şekilde ölçülmelidir. Genellikle ülkemizde sütyen ölçüsü olarak bilinen göğüs çapı ölçüsüdür. Aslında iki ayrı ölçü vardır. Bir tanesi göğüs çapı, diğeri “cup size” olarak bilinen ve A, B, C, D ve DD olarak bilinen memenin büyüklük ölçüsüdür. Bu nedenle hastanın mevcut göğüs ölçüsü doktor tarafından tespit edilmeli, memenin göğüs kafesi üzerindeki oturacağı tabanın en fazla ne kadar olabileceği tespit edilmeli (bazı kadınların göğüs kafesi dardır ve bu insanlarda geniş tabanlı bir protez kullanımı estetik olarak uygun olmaz) ondan sonra hastanın istekleri dinlenerek doktor olarak bu ölçüde bir memenin uygun olup olmayacağı hastaya açıklanmalıdır. Aslında çok basitmiş gibi görünen, ama ameliyat öncesi bir çok şeye karar verilmesi gereken bir ameliyattır. Her hastaya her meme protezi uygun olmaz. Ölçüsü aynı bile olsa farklı silikon şekilleri (anatomik, damla stili, yuvarlak, asimetrik gibi farklı şekillerde olabilir) farklı hastalarda kullanılır. Silikon seçiminde birçok faktör etkili olur. En önemlisi hastanın göğüs kafesinin şekli ve mevcut meme yapısıdır.

Silikon çeşitleri nelerdir? Neye göre seçim yapılır?
Silikonlar oldukça fazla çeşittedir. Önce yapısal olarak bahsedelim. Türkiye’de içi ve dış kılıfı silikon olan protezler yaygın olarak kullanılmakla birlikte içi sıvı dolu dışı silikon kılıfa sahip protezler de (Amerika sadece bu protezlere izin veriyor) kullanılmaktadır. Son dönemde kullanılan yeni nesil silikonlar pürüzlü yüzey yapısına sahip (Texture surface) olup içindeki silikon jel yapıda, hatta farklı derecede sertliğe sahip jel yapıda (Cohesive gel ) olabilir. Bu tip silikonlar kestiğimiz takdirde bile akmaz, jölemsi bir yapıya sahiptir. Kaliteli bir marka kullanımında hiçbir sorun yaşanmamaktadır.
Şekil olarak bahsedecek olursak genellikle iki çeşit yaygın olarak kullanılmaktadır. Damla tipi denen “Teardrop” implantlar ve yuvarlak “Round” implantlar. Damla stili implant yağmur damlasına benzer üst kısmı ince, alta doğru genişleyen yapıdadır. Yuvarlak implantlar şekil olarak yuvarlak yapıda olup orta kısmı en kalın yapıdadır.
Seçim yaparken hastanın mevcut olan meme yapısı önemlidir. Silikonun şekli, yapısı ve boyutu yapılacak olan memenin sonucu ile yakınen alakalıdır. Bu nedenle bu ameliyat karar verme aşaması son derece önemlidir. Ameliyat teknik olarak estetik cerrahi operasyonları arasında en basit ameliyatlardan birisi olmakla birlikte ameliyat öncesi çok daha önemlidir. Çünkü bir operasyon olacak, maddi bir boyutu olan bir iş ve sonucun “tatmin edici olması” için hasta ile doktorun ameliyat öncesi çok açık bir şekilde ne ölçüde bir meme istendiğinde hemfikir olması gerekmektedir. Çünkü ameliyattan sonra bunun geri dönüşü ikinci bir ameliyat ve ikinci bir silikon masrafı demektir. Bazen hastalarımız “çok doğal olsun, aman aman fazla büyük olmasın, hafif büyüsün yeter” gibi sözler ile başvurabiliyor. Birkere muayene ve hastanın şikayetlerinin dinlenmesi anında hasta ile mümkün ise yalnız görüşmek önemli. Çünkü annesinin yanındaki bir gençkız, veya eşinin yanındaki, ablasının yanındaki bir insan rahat konuşamamakta ve aslında biraz daha belirli olmasını istediği halde fikrini rahatça beyan edememesinden dolayı doktoru yanlış yönlendirebilmekte, sonuçta da hasta istediği kadar memnun kalamamaktadır. Aslında açık ve net doktoru ile konuşsaydı 50 cc daha büyük bir protez çok daha memnun edici olabilirdi. Bu yüzden bu ameliyatı düşünen bir bayan estetik cerraha başvurduğunda çok açık ve net konuşmalı, çünkü ameliyatta silikon seçimi bu konuşma ile belirlenir.

Silikon ameliyatında hangi plana silikon konur? Dual plan nedir? Süt vermeye etkisi olur mu?
Silikon genellikle iki bölgeden (meme başının etrafından yapılan küçük kesi veya memenin alt çizgisinden yapılan küçük kesiden) yerleştirilir, son dönemde koltukaltından da yerleştiriyoruz. Bunlar kesinin yapıldığı yerlerdir. Bir de silikonun oturduğu yer vardır. Üç şekilde genelde yerleşir. Birincisi hemen meme dokusunun altına, diğeri meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına, üçüncü olarak kısmen kas kısmen meme dokusu altı plan olarak anlatabileceğimiz, son günlerde hastaların da sık sorduğu “dual plan” dır. Bu seçim yapılırken hastaya göre plan yapılır. “Ben meme dokusu altı istiyorum, veya ben dual plan istiyorum” diye bir talebi bizler “eğer vücudunuz uygunsa olur” diyerek cevaplarız. Bazen hiç meme dokusu olmaz, dümdüz bir yapıya sahip hastalar olur. Bu hastalarda en güzel ve doğal sonucu kas altına koyarak alırız. Aksi takdirde silikon deri altında ele gelir ve hoş olmaz. Normal şartlarda iyi teknikle yapılan bir silikon ameliyatı emzirmeye etkisi olmaz.

Kaç yılda bir değişir? Riskleri nelerdir?
Son nesil silikonlar çok uzun yıllar sorunsuz bir şekilde değiştirilmeden kullanılıyor. Ancak insan vücudu zamanla yaşlanıyor. Gençlikte takılmış bir silikon belki 15 yıl sonra kişinin zevkleri değişimi veya memedeki yapısal değişimler ile belki çıkartılmak istenebilir, veya boyutu değiştirilmek istenebilir. Süt verme sonrası meme dokusu çok şekil değiştirir. Bu nedenle bunun belli bir süresi olmaz. Ancak “kapsül kontraktürü” denen bir hadise var, ki geç dönem komplikasyonlar arasındadır. İnsan vücuduna dışarıdan giren her maddeye karşı vücut savunma mekanizması olarak etrafını çevreleyen bir zar oluşturur. İşte silikonda da böyle bir kılıf oluşur. Bazı hastalarda bu kılıf çok kalın olur ve silikonu sıkar, şeklini bile değiştirecek kadar sıkı olabilir. Bu duruma biz “kapsül kontraktürü” deriz ve tedavisi silikonu çıkarmak, ayrı bir planda tekrar koymak olur. Bu kapsül kontraktürü oluşumu kişisel faktörler yanında teknikle alakalı (dar bir cep hazırlanması gibi) veya silikona bağlı (düz yüzeyli silikonlarda daha yüksek oranda olduğu bilinmektedir) olabilir. Ayrıca erken dönemde gelişebilen enfeksiyonlar da kapsül oluşumunu artırır.

Silikon ameliyatından sonra doğal bir görünüm sağlamak mümkün mü?
Evet, doğal bir meme görünümü sağlanabilir. Konacak olan protezler memenin doğal sertliğini çok iyi taklit edebilecek kıvamdadırlar. Uygun teknikle sonuç yüzgüldürücü olmaktadır.

Ameliyattan sonra ne zaman işime dönerim?
Sık sorulan bir sorudur. Ameliyat genellikle genel anestezi altında veya spinal anestezi (bölgesel) altında yapılabilir. Süre olarak yarım saat- 45 dakika arası sürmektedir. Ameliyattan sonra belki 1 gün hastanede yatırılabilir. Ertesi gün genellikle taburcu edilirsiniz. İnsanların ağrı eşiği çok değişken olmakla birlikte genellikle 1 haftada işe başlayabilirsiniz. Bu anlattıklarımız doktorunuzun tercihi ile değişkenlik gösterebilir. (Hastanede yatış, anestezi tipi vs.)

Göğüs Büyütme Operasyonlarında Sık Sorulan Sorular

Ameliyat sonrası doktorunuzun önerileri önemlidir. Genellikle bir antibiyotik ve analjezik (ağrı kesici) ilaç verilir. Belki özel bir sütyen önerilir. Doktorunuzun vereceği randevuya göre kontrole gidersiniz. Ameliyat bölgesini korumanız önerilir. Genellikle atılan dikişler “estetik” olarak bilinen subkutan dikişler olup alınması gerekmeyebilir. (Doktorunuzun seçimi önemli).

Her ameliyatta olan riskler bunda da vardır. Nelerdir? Kanama olması ve birikmesi (hematom) dediğimiz risk. Bu nedenden dolayı doktor tercihine bağlı olmakla birlikte bazen “dren” olarak bilinen ufak bir hortum ile biriken kanlar dışarıya atılır, ertesi gün çekilebilir. Diğer bir risk enfeksiyondur. Ancak bu ameliyatta biraz daha önemli bir risktir. Çünkü olası bir enfeksiyon silikonun çıkarılmasına kadar işi götürebilir. Bu yüzden bizler bu protez ameliyatlarına çok dikkat ederiz, oldukça steril çalışırız ve antibiyotikler veririz. Ayrıca enfeksiyon yukarıda bahsettiğim “kapsül kontraktürünü” artırıcı bir faktördür. Bunun dışında literatürde pnömotoraks (akciğer kılıfının delinmesi sonucu ciğerin sönmesi) gibi uç durumlar bildirilmektedir. Bu durumun tedavisi göğüs tüpü takılması ve sonrasında çekilmesidir. Ancak bunlar sık rastlanan riskler değildir.

Bu da sık karşılaşılan bir durumdur . Bazı hastalarda silikon memeyi hem büyütür, hem de kaldırır. Genellikle az sarkmalarda tek başına yeter. (Grade 1 ptoz). Meme sarkıklığının derecesi (Ptoz’un derecesi) önemli. Grade 2 ve üzeri sarkmalarda aynı ameliyatta hem meme kaldırılır (mastopeksi denilen ameliyat) hem de silikon konarak büyütülür. Bu nedenle muayene edilerek karar verilmelidir.

Silikona ayrı bir bedel ödendiği için belirli bir maliyeti vardır. Burada maliyeti belirleyen faktörlerden birisi silikonun markası ve tipidir. Bu ameliyatta belirli kalitesi olan ürünü tercih etmek şarttır. Çünkü kalitesiz bir silikon çok sorun yaratır. Bu nedenle doktorunuzla görüşmek en doğrusu olur.

Eğer mümkün olsaydı bu kadar konuşmak, yazı yazmak gerekmezdi. Krem sürülür ve memeler büyürdü. Aslında ne güzel olurdu. Ama henüz o etkide bir krem icat edilmedi.

Evet mümkün. Günümüzde özel dolgu maddeleri kullanılıyor. Ancak bunlar hiç ameliyat olmak istemeyen hastalarda tercih ediliyor. Ve maliyeti oldukça yüksek oluyor. Yağ enjeksiyonu yapılıyor. Bu teknikte liposuction yöntemi ile “kişinin kendisinden” yağ alınıp göğse enjekte ediliyor. Birkaç seans yapmak gerekiyor. Ve hiç meme yoksa sonuç çok yüzgüldürücü olmuyor. Genellikle hafif büyüme isteyen hastalara uygulanıyor. Verilen yağın ortalama % 40-50’si kalıcı olduğu için birkaç seans yapılıyor. Bir de hasta zayıfsa alınacak yağ bulunamayabiliyor. Sonuç olarak MEME BÜYÜTME ameliyatı estetik olarak oldukça yüz güldürücü bir ameliyattır. Ameliyattan çoktığı anda sonuç belli olmaktadır. Mesela burun ameliyatı böyle değildir. Ameliyat sonrası sonucu tam olarak değerlendirmek için 3-4 ay ödemlerin inmesi gerekir. Bu nedenle meme büyütme hasta memnuniyeti açısından son derece etkilidir. Yukarıda anlattıklarım tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Bahsedilen tüm girişimler hastane ortamında yapılmaktadır. Op. Dr. Onur GÜRBÜZ