Göğüs Küçültme

Meme “doğurganlığın, bereketin, dişiliğin, anneliğin” sembolü olan ve kadının sosyal kimliğinde önemli bir yeri olan organdır. Tarihte ana tanrıça heykeli “Kibele” bereket, doğurganlık sembolü olarak değerlendirilmiş olup üç memeli olarak tasarlanmıştır. Toplulukların sanatsal geçmişine baktığımızda farklı dönemlerde “güzellik” anlayışı farklı şekilde yorumlanmış ve kabul görmüştür. Yakın tarihimizde Osmanlı dönemi resimlerde, oryantal tablolarda biraz kilolu, geniş kalçalı ve iri memeli kadınların sarayda resmedildiğini görürsünüz. Yine günümüzde “sıfır beden” olarak magazinde yer eden vücut şeklinde fotomodel olarak podyumda “göğüs ölçüsü 70 olan” kadınlar moda akımını sergilemekteler.

meme-kucultme-sayfa2Meme büyüklüğü toplumumuzda oldukça büyük bir sorun. Farklı etnik topluluklarda meme yapısı ırk özelliği olarak farklılıklar gösterir. Mesela uzak doğuda (Çin, Japon ırkı gibi) ve Rus ırkında meme genellikle küçük ve bu gibi topluluklarda memeye yönelik estetik uygulamalar genellikle büyütme şeklinde yapılmaktadır. Bizde ise meme küçültme oldukça sık yapılan bir estetik ameliyattır. Hamilelik ve doğum sonrası memenin şekli değişebilir. Bazı kadınlarda içi boşalmış bir balon gibi meme sarkık ve hacmen küçülmüş olabilir. Bazı kadınlarda da memeler irileşerek o şekilde kalır. Her iki duruma yaklaşım tam zıt şekilde olur. Bu nedenle meme estetiği düşünen, doğum yapmış bir bayanın bu işi planlarken daha sonra doğum yapıp yapmayacağını hesaba katması daha uygun olur. Çünkü yapılan bir meme doğumla değişime uğrayacaktır. Ayrıca meme küçültme sonrasında kullanılan tekniklerle yakından alakalı olmakla birlikte süt üretimi ve süt salınımı ile ilgili ufak tefek sorunlardan sütün gelmemesine kadar sorunlarla karşılaşılabilir.

Meme ile ilgili hasta şikayetlerini değerlendirdiğimizde sorunlar oldukça geniş bir yelpazede karşımıza çıkar. Nelerdir bu sorunlar?
1. Meme büyüktür, sarkıktır, meme başı geniştir, deride çatlaklar (strialar, selülit görünümü) vardır
2. Meme büyüktür, sarkıktır, meme başı geniştir, deri kalitesi iyidir
3. Meme büyük değildir, sarkıktır, meme başı geniştir, derisi kırışıktır
4. Meme büyük değildir, sarkıktır, meme başı normaldir
5. Meme orta büyüklüktedir, hafif sarkıktır, deride strialar vardır
Meme ile ilgili her hastanın şikayeti diğerinden farklıdır ve her hastada planlayacağımız tedavi farklıdır.
Meme küçültme isteyen hastalar memenin ne kadar küçüleceği konusunda bizlere farklı taleplerde bulunurlar. Bu taleplerin bazılarını yerine getirmek imkansızdır. Örneğin kilolu bir bayan, meme ölçüsü 125 ve hasta göğsüm 80-85 beden olsun diyor. Biz bayanın memesinin hemen alt kısmından göğüs kafesinin etrafını ölçtüğümüzde 105-110 cm çıkıyor. Bu ne demek? Eğer göğsün tamamını alsanız, altta kaburgalar bile kalsa ölçü 105 olur. İşte bu talep çok sık karşılaştığımız bir durumdur. Sebebi de toplumumuzda sütyen ölçüsü ve meme büyüklüğü ölçüsünün henüz yeterince bilinmemesidir.

Peki sütyen ölçüsü veya meme ölçüsü nedir?
Memenin en geniş kısmının çevresi ölçülür. Meme altı göğüs kafesi çevresi ölçülür. Meme çevresinden diğer ölçüm çıkarılır ve bir sayı bulunur. Örneğin: Meme etrafı 105 cm, göğüs kafesi çapı 90 cm. 105-90= 15 cm. Her 6.5 cm katları sütyende A, B, C, D “cup size” olarak bilinen meme dokusunun gerçek ölçüsünü verir. Eğer bu fark 6.5 cm’e kadar olsaydı ölçü 90 beden A cup olurdu. 13 cm’e kadar olsaydı 90 beden B cup olurdu. Örneğimizdeki 15 cm fark C cup olmakta. Bu ölçüm tekniği ile önce hastanın gerçek bedeni hesaplanıp gerçekten hangi boyuta kadar küçültme yapılacağı konuşulmalıdır.

Meme büyüklüğüne bağlı gelişen sağlık sorunları nelerdir?
Biz estetik cerrahlara büyük göğüslü kadınlar kozmetik nedenlerden sonra sıklıkla sırt ve boyun ağrısı şikayeti, meme altında pişik şikayeti, omuzlarda sütyenin baskısına bağlı yara olması şikayetiyle başvururlar. Bazen fizik tedavi doktorları da iri göğüsün vücut şeklini bozmasından dolayı sırt ve boyun ağrısı çeken hastaları yönlendirirler. Göğüsler vücudun ağırlık merkezini öne doğru kaydırdığı için omurga yapısında zamanla eğilmeler yapabilir. Ağrıların temel sebebi budur.

Göğüs küçültme ameliyatının riskleri nelerdir?
Her ameliyatın barındırdığı riskler bu ameliyatta da vardır. En basitinden yara bölgesinde enfeksiyon (antibiyotiklerle önlenebilir), hemetom “kan birikmesi” (ameliyatta yerleştirilen küçük bir hortum olan “dren” uygulamasında bu risk pek gözlenmez). Ayrıca ameliyata özel bir takım riskler vardır. SİGARA kullanımı meme ameliyatında önemli bir sorundur. Çünkü memenin küçültüldüğünde meme ucunun beslenmesi için damar yapısının korunması gerekir, sigara damarlarda kasılma yaratarak dokunun beslenmesini azaltır. Bu nedenle en az 3-4 hafta sigarayı keserek beklemek gerekir. Ameliyat tekniği de bu riskte önemli, “pedikül” olarak adlandırdığımız meme başının aşağıdan yukarı taşınmasındaki doku bağlantısını sağlayan kısmı belirli miktarda korumak gerekir. Bu nedenle dikkatli yapılması gereken bir operasyondur.

Meme küçültme ameliyatı ile meme kanseri arasında bir ilişki olur mu?
Hayır, aksine biz ameliyatta bir takım dokuları kesip alıyoruz, bunlar patoloji tarafından inceleniyor. Bu durum aynı zamanda çok güvenilir bir tarama oluyor, çünkü çıkan tüm doku inceleniyor. Meme küültme öncesinde hastanın yaşına göre meme taraması yapılabilir. Muayene, meme ultrasound’u, gerekirse mamografi ile kontrol sağlanır. Yine meme küçültmeden sonra mamografi ve diğer tarama testleri güvenle uygulanabilir.

Meme küçültmenin süt üretimi ve salınımı ile ilgisi nasıldır?
Meme küçültmede süt üretimi azalabilir, değişmeyebilir, tamamen durabilir. Buna garanti vermek mümkün değildir. Çünkü her kadının meme bez yapısı farklıdır. “Yani her büyük memeli kadının fazla meme bezi vardır” demek yanlış olur. Memenin büyük çoğunluğu yağ dokusudur. Ve estetik ameliyatta çıkarılan kesim yağ doku ağırlıklı ise süt üretimi çok etkilenmez, ancak “meme bezi” ağırlıklı ise süt azalır. Bir de sütün meme başından salgılanmasında değişiklikler olabilir. Bir takım kanallar kesildiği için bazen salgılanmasında sıkıntı yaşanabilir. Tüm bunların hasta ile detaylı konuşulmasında fayda vardır. Çünkü hiç doğum yapmamış hastada sonrasında sıkıntı yaşanabilir.

Meme küçültme ameliyatında izler nasıl olur?
Çok iri memelerde kullanılan tekniğe göre değişmekle birlikte genellikle “ters T” dediğimiz meme başından aşağıya ve altta memenin kıvrımında bir iz kalır. Bazı hastaların yara iyileşmesi çok iyidir ve sonuç çok güzel olur. Bazı hastalarda izler bir miktar belirgin olabilir. Bir de “Vertikal skar” denen bir teknik vardır. Bunda sadece meme başından aşağı uzanan tek bir iz veya “kısa T veya J şeklinde” daha küçük bir iz yaratan teknikler vardır. Hastanın mevcut memesi teknik seçiminde etkili olmakla birlikte doktora ait faktörler ( alıştığı teknik, kişisel tercih vs.) de kullanılacak yöntemi belirler.

İzleri azaltmak için yöntem var mı?
Erken dönemde uygulanan bir çok yöntem vardır. Silikon bir bant uygulaması ile sürekli bası uygulanabilir, yine jel şeklinde silikon uygulanabilir. Farklı bir takım kremler skar gelişimini azaltabilir. Geç dönemde lazer uygulaması, dermabrazyon (derinin zımpara benzeri bir işlemle soyulması) uygulaması planlanabilir. Şu unutulmamalıdır ki “her insanın yara iyileşmesi farklıdır, aynı cerrahın yaptığı operasyonların izleri de kişiden kişiye değişiklik gösterir.

Ameliyattan sonra kaç kilo azalırım?
Meme büyük olsa da yağ ağırlıklı bir organ olmasından dolayı doku hafiftir ve çok iri memelerde bile bir taraftan 1500 gram- 2000 gram ( oldukça iri memelerde) olmak üzere en fazla 3-4 kilogram azalırsınız.

Ameliyattan sonra meme şeklim değişir mi?
Kilo alıp verme ile göğüs yapısı değişir. Çünkü yapılan meme sizin bir parçanızdır ve vücudunuz şişmanlama veya aşırı zayıflama sonucu değişeceği gibi göğüsler de bu duruma uyum sağlarlar. Silikon ameliyatından farkı budur. Ameliyattan 6 ay, 1 yıl sonra kilo alıp verme olmasa da meme şekli değişir. Çünkü yer çekimi ve kendi ağırlığının etkisi ile bir miktar sarkma gösterebilir. Bunun derecesi memenin ne kadar küçültüldüğü, kullanılan küçültme tekniği, dokunun yapısı (derideki gevşeklik, sıkılık, doğum yapma vs.) ile alakalıdır. Bizler bu durumu düşünerek ameliyatımızı altı ay sonraki sarkmayı hesaplayarak yaparız. Zaten bu durum çok az miktarda olması doğal bir görünüm sağlar.

Göğüs Küçültme Operasyonlarında Sık Sorulan Sorular

Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer. Ağrı minimaldir. Kol hareketlerinde kısıtlılık olabilir. Memeler üzerine sütyene benzer sargı uygulanır veya bazı cerrahlar ameliyat sonrası hemen sütyen giydirir. Genellikle her iki memeye dren adı verilen borular yerleştirilir ve 24-72 saat içinde çıkarılır. Meme başı üzerine ayrı pansuman konur. Pansuman 2 gün sonra açılarak yara kontrol edilir. 7 gün sonra sargılar açılır. Dikişler 10-12 gün sonra alınır. Hastanede 1-3 gün kalınır. Erken dönemde şişlik olabilir, meme başında hissizlik ve deri üzerinde morumsu renk değişimi görülür bunlar kısa sürede kendiliğinden kaybolur.

Meme küçültme ameliyatı olan bazı kadınlar çocuklarını emzirebilmektedir. Ancak genellikle bunu önceden tayini zor bir durum olabilir. Ayrıca seçilecek ameliyat tekniğinin de süt verme konusunda etkisini de hekim hastaya ameliyat öncesi anlatabilir.

Ameliyat sonrası erken dönem riskleri (kanama, enfeksiyon, hematom,ağrı, yağ nekrozu vs) tecrübeli bir plastik cerrahın elinde iyi hastane koşullarında oluşması çok nadir komplikasyonlardır. Geç dönem riskleri asimetri, kötü yara izleri, emzirme problemleri sayılabilir. Hastanın hekimle ameliyat sonrası iyi takibiyle bu problemler azaltılabilir veya düzeltme olanağı verebilir.