Göz Kapağı Estetiği

Göz çevresi (periorbital bölge) insanın yüz görünümüne oldukça fazla katkı sağlayan bir bölgedir. Bu bölge alt göz kapağı, üst göz kapağı, iç ve dış kapak birleşim noktaları (medial ve lateral kantus bölgeleri) ile üst kısımdaki kaş ve daha alt kısımdaki elmacık kemiği üzerine kadar olan alanı kapsar. Bu bölgelerde bir çok estetik sorun ile karşılaşılabilir. Bunlar doğuştan olan durumlar olabildiği gibi yaşlanmanın etkisiyle zamanla oluşan değişiklikler olabilir. Doğuştan olanlar kalıtsal özellikler olabilir (çekik gözlü olmak gibi, kaşların düşük olması gibi). Ayrıca doğuma bağlı “ptozis” olarak adlandırılan üst göz kapaklarının düşük olması tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bunların dışında yaşa bağlı üst kapakta deri fazlalığı, katlantı olması, ağırlık hissi gibi durumlar, alt kapakta “göz altı torbaları” olarak adlandırılan ve insana “yorgun” bir yüz ifadesi kazandıran durumlar ile göz kapaklarının birleşiminde “kaz ayağı” olarak bilinen kırışıklıklar zamanla oluşan deformitelerdir.

Her bir deformitenin farklı tedavi şekilleri vardır. Bu nedenle hastanın detaylı muayenesi önemlidir.

goz-kapagi-estetigi-sayfaÜst Göz Kapak Estetiği (Üst kapak blefaroplastisi)
Üst kapakta en sık rastladığımız estetik problem deri fazlalığı şeklinde, kapak üzerinde yığılan, ağırlık yapan fazla bir deri olması durumudur. Üst kapak blefaoplastisi dediğimiz estetik ameliyat ile fazla olan deri ve derialtı doku usulüne uygun şekilde alınarak deri kapatılır. Göz kapaklarımızda yara iyileşmesi oldukça iyidir ve genellikle fazla belirgin olmadan yara iyileşir. Bu ameliyattaki en dikkat edilmesi gereken durum derinin fazla alınmamasıdır, aksi takdirde göz kapak tam kapanmaz, göz bir miktar açık kalır ve sonrasında “kseroftalmi” dediğimiz “kuru göz” tablosu oluşur. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken bir operasyondur, kontrollü yapılması gerekir. Göz kapaklarına yapılan her türlü müdahale göz kapağının şişmesi ve morarma ile sonuçlanır. Bu durum geçicidir, ortalama bir hafta- on gün içerisinde normale döner. Dikişler genelde erken alınır (4-5 gün). Erken dönemde soğuk kompres uygulaması ödem ve morarmayı azaltır. Bu işlem lokal anestezi ile yapılabildiği gibi genel anestezi altında da yapılabilir, ortalama yarım saat süren bir müdahaledir.

Alt Göz Kapak Estetiği, Göz Altı Torbaları Tedavisi (Alt kapak blefaroplastisi)
Alt göz kapakların hemen altında bazı insanlarda “torbalanma” şeklinde şişlikler vardır. İnsanlara yorgun bir yüz ifadesi verir. Bazı hastalar toplum tarafından rahatsız oldukları için (insanlar “gece hayatım olduğunu sanıyor, alkole bağlı olduğunu sanıyorlar” gibi ifadeler ile başvurabiliyor) estetik cerraha gelmektedirler. Hiç alakası olmadığı halde böyle bir “imaja” neden olduğu için ameliyat isteyen hastalarımız olmaktadır. Bu durumun nedeni şudur; göz küremizin iç kısmında , gözümüzün altında olan (periorbital fat-pad) yağ yastıkçıklarının (3 ayrı bölgede) “fıtıklaşması” sonucu olan bir tablodur. Aslında temel patoloji o yağları yerinde tutan ince, zar yapının zayıflaması ve yağın dışarıya taşmasıdır. Tedavisinde alt göz kapak estetiği olarak bilinen müdahaleyi yaparız. Lokal veya genel anestezi altında yapılabilir, ortalama 40 dakika sürer. Göz altındaki torbalanmalar uygun şekilde alınabilir, hastanın durumuna göre alt bölgeden serbestlenerek yanağa yayılabilir. Bu sayede yüz gençleştirmede katkısı olur. Aynı ameliyat esnasında elmacık kemiklerimizin olduğu bölge (mid-face olarak bilinen orta yüz bölgesi) askı dikişleri ile asılarak ortayüz gençleştirme işlemi de yapılabilir. Bu işlemin genel anestezi altında yapılması uygun olur.
Ayrıca alt göz kapak torbalarında farklı bir tedavi şekli de “yağ enjeksiyonu” tekniğidir. Son zamanlarda geliştirilen bu teknikte alt kapaktaki torba görünümün olduğu bölgenin etrafına kişinin kendisinden alınan yağ hücreleri özel kanüller yardımı ile o bölgeye verilerek cilt altı doku desteklenir ve daha genç bir insanın kalın ciltaltı dokusu taklit edilmiş olur. Aslında burada gözlenen patolojinin en mantıklı çözümü de bence budur. Çünkü yaşlanma ile cildimizdeki oluşan temel patoloji deri ve deri altı dokunun “atrofi= incelme, zayıflama” zayıflamasıdır. Bu noktada bu bölgenin yağ hücreleri ile desteklenmesi en fizyolojik operasyon olacaktır.

Göz Kapaklarındaki Ptozis (Düşüklük) Tedavisi
Ptozis göz kapağının düşüklüğü anlamına gelmektedir. Doğuştan olabilir, zor doğuma bağlı sinirlerin etkilenmesi ile gözlenebilir. Tek taraflı veya iki taraflı olabilir. Erken dönemde tanı konması göz fonksiyonu açısından önemli olup “göz tembelliği” denilen bir duruma yol açabilir. Ayrıca “myasteni” dediğimiz bir kas hastalığına bağlı bu tablo gözlenebilir, daha çok yorulunca ortaya çıkar. Bir test ile tanısı konulabilir. Ayrıca travmaya bağlı ptozis gözlenebilir. Bu durumda kişi yardımcı kasları (alın kasları, başı geriye doğru alarak özel bir pozisyon vererek görmeye çalışırlar) kullanılarak görme alanı genişletilmeye çalışılır. Bunlar da zamanla boyun ağrıları ile sonuçlanır. Tedavisinde farklı cerrahi girişimler yapılmaktadır. Levator kası denilen üst göz kapağını kaldırmamızı sağlayan kas bazı hastalarda kısaltılır, bazılarında kas uzantısı (levator aponevrozu plikasyonu) kendi üzerine katlanır.

Kaşlardaki Düşüklük ve Tedavisi
Bu durum yaşlanma ile doğal olarak gözlenir. Yine bu probleme kalıtsal özellikler de katkıda bulunabilir. Kaşların düşük olması yüz ifademizi oldukça değiştirir. Tedavisi farklı şekillerde yapılmaktadır. Tedavi seçiminde hastanın ne istediği, kaç yaşında olduğu, ameliyat olmak isteyip- istemediği, geçici-kalıcı bir tedavi isteyip istemediği detaylı şekilde öğrenilir. Ne demek istiyorum? Genç bir yaşta bir hastamız geldi ve kaşlarını kaldırtmak istediğini söyledi. Ameliyat olmaktan da korktuğunu belirtti. Bu şekilde başvuran hastaya önerilebilecek 2 tip tedavi vardır. Birincisi; Botulismus toxin Tip A denilen (halk arasında yaygın kullanılan adıyla Botox ® ) tedavisi ile kaşları kaldırmak olabilir. Ancak bu tedavi ortalama 5-7 ay devam eder, zamanla eski haline döner. Bir diğer yaklaşım ise “askı” yöntemi ile bir takım özel dikişlerle (Aptos®, Silhouette-Lift® sütürler gibi) “ameliyatsız” şekilde kaşları kaldırmak olacaktır. Eğer başvuran hastamız 40-50’li yaşlarda olsaydı, kalıcı bir yöntem olan “kaş kaldırma” dediğimiz işlem önerilebilirdi. Klasik olan teknikte saçlı deri içerisinden yapılan bir kesi ile girilerek kaşlarımız iç dikişler ile asılarak kaldırılır, fazla olan deriden de çıkartma işlemi yapılırdı. Günümüzde tüm bu işlemleri “endoskopi” denilen sadece 2 delikten girilerek yapmaktayız. Hatta “yüz germe” dediğimiz ameliyatı da “endoskopik” olarak yapabilmekteyiz. Kısaca toplayacak olursak botulismus toxin Tip A uygulaması, “iple asma” tekniği, Kaş kaldırma “brow-lift” ve endoskopik kaş kaldırma “endoskopik brow-lift” olarak sıralayabiliriz. Botox ® ve askı dikişleri lokal olarak uygulanan ağrılı olmayan uygulamalar olup lokal anestezi kullanılabilir. Herhangi bir istirahat gerektirmez. İş gücü kaybı yaratmaz. Ameliyatlarda ise 1 hafta kadar istirahat gerekebilir. Lokal anestezi veya genel anestezi altında yapılır.
Özellikle Botox® ve dolgu uygulamaları ile ilgili toplum sağlığı ile ilgili ciddi uygulama hatalarını maalesef görmekteyiz. Bunlar nedir? Sokak aralarında güzellik salonları gibi yerlerde, tıp ile yakından uzaktan ilgisi olmayan insanların ellerinde bu uygulamalar yapılmakta. Botulismus toxin Tip A adında da anlaşılacağı üzere bir “toxin” dir, yani bir bakteriden elde edilen bir “zehir” dir. Ve uygun endikasyonlarda kullanıldığında kasları geçici olarak felç eder, biz de bu etkisinden faydalanarak kırışıklıkların tedavisinde uygularız. Ancak takdir edersiniz ki bu kadar önemli bir ilacı yalan yanlış yerlerde yaptırmamak gerekir.

Yüz Bölgesinde Kullanılan Kozmetik Ürünlerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu konuda çok sık soru gelmekte, insanlar hangi markayı tercih edecekleri konusunda biz profosyonellerden yardım talep etmektedirler. Her cildin pH (asitlik derecesi), yağ dengesi, nem dengesi, güneşten etkilenme oranı (ten rengi, melanin pigment seviyesi) farklıdır. Dolayısı ile kozmetik seçiminde bunlar oldukça etkilidir. Yüz için kullanılmasını önerdiğimiz kozmetikler mümkün olduğu kadar sade olmalıdır. Makyaj temizliği son derece önemli olup cilt bakımı burada başlar. Yani akşam makyaj temizliği mutlak suretle yapılmalıdır. Sabun ve su ile yapılan temizlik çoğu kez göz çevresi uygulanan makyaj ürünlerini çıkartmakta yeterli olmaz. Bu bölgeler için göz çevresi için özel üretilen makyaj temizleyici “tonik” tipleri ile yapılmalıdır. Yine yüz bölgesi de özel jellerle yıkandıktan sonra “tonik” lerle temizlenmelidir. İyi bir nemlendirici krem ve göz çevresi için özel krem kullanımı ile güneşten korunma yüz için yeterlidir. Güneş kremleri üzernde “güneşten ruma faktörü” (SPF) değerleri belirtilir. Yüz bölgsinde 50-60 SPF olan ürünleri tercih ederiz ve yaz-kış kullanımı (bulunduğunuz coğrafyaya göre günlük kullanım miktarı değişir) önerilmektedir. Şunu unutmamak gerekir; cildin yaşlanmasında, hatta deri kanserlerinin oluşmasında “güneş ışınları” en önemli faktördür.
Marka tercihinde kişinin cilt yapısı önemlidir. En bilinen , pahalı kozmetiklere de karşı alerjik reaksiyon gelişen hastalarımız olmuştur. Bu nedenle bir ürün seti alırken “mutlaka deneme yapılmalı, tester boyları il test edildikten” sonra satın alınmalıdır.